Biyolojik çeşitlilik

Dünyamızın ekosistemlerini korumaya yardımcı olmak

Dünyadaki zengin yaşam çeşitliliğini korumak, Toyota'nın önceliklerinden biridir. Dünyamızın çeşitli ve muhteşem hayvan ve bitki türlerini korumak için zaman ve kaynaklarımız ile yatırım yapıyoruz. Birkaç hektarı kapsayan küçük ölçekli bölgesel projelerden dünya çapında önem taşıyan daha kapsamlı işbirliklerine kadar çok çeşitli şekillerde dünyamızın ekosistemini korumak ve hatta geliştirmek için çaba gösteriyoruz.

Sanayi alanı canlı bir doğal yaşam koruma alanına dönüşüyor!

Bu ne anlama geliyor?

Royal Botanic Gardens, Kew* ile ortaklık kurarak İngiltere'deki faaliyetlerimizin ekolojik ve çevre açısından kalitesini artırmak için İngiliz otomotiv sektöründe öncülük yaptık. Bu işbirliği Toyota'nın üretim alanlarını ve ülkedeki merkez ofislerini bitkiler ve doğal yaşam için canlı ve sürdürülebilir bir habitat haline getiriyor, çevre ile uyumlu çalışma yönündeki küresel ilkemizi destekliyor - Environmental Challenge #6.

*Royal Botanic Gardens, Kew (İngiltere) dünya çapında müthiş koleksiyonları ve İngiltere ve dünyadaki bitki çeşitliliği, koruma ve sürdürülebilir kalkınma konularındaki bilimsel uzmanlığı ile tanınmış bir bilim kuruluşudur.

/
Fabrikalardaki bitkiler.

Daha fazla bilgi

Buna örnek gösterilebilir mi?

Toyota'nın Derbyshire'daki Burnaston otomobil fabrikası. Buradaki amaç, çevreci arazi yönetimi ile çalışmakta olan bir sanayi sahasının nasıl başarıyla biyolojik çeşitliliği destekleyebileceği göstermektir. Proje, temel faaliyetlerin maliyetinden veya verimliliğinden ödün vermeden gelecek için yeşil bir miras bırakacak.

Peki bu nasıl oldu?

Kew çalışanlarından oluşan bir ekip peyzaj planlama işlerini gerçekleştirdi ve bahçecilik, toprak restorasyonu, tohum kalitesi ve proje uygulama konularında uzmanlık sunarak yerel peyzaj tasarımcıları ve taşeronlar ile çalıştı.

Derbyshire Doğal Yaşam Kuruluşu da bu projeye katıldı. Burnaston'daki çalışanlar projeye katılmaları, değişikliklerin arkasındaki yaklaşımı öğrenmeleri ve ekim işlemine katılmaları yönünde teşvik edildi.

/
Burnaston'daki (İngiltere) Toyota'da biyolojik çeşitliliğin artırılması.
/
Sonuç ise şöyle oldu:

2,35 milyon metre karelik (580 dönüm) Burnaston arazisinde yeşillik, çimenler, sulak alan, orman ve çalı grupları bulunuyor ve burada bazıları nadir bulunan ve koruma altında olan 400'den fazla bitki ve hayvan türü barınıyor.


Kew'un bitki bilimleri konusunda birinci sınıf uzmanları ile çalışarak daha da fazla doğal habitat oluşturduk ve 2020 yılına kadar 230.000 metre kare alanı geri kazanmayı planlıyor.

/
Sırada ne var?

Kew'un uzmanları Toyota'nın Belçika'daki sahalarındaki biyolojik çeşitlilik projelerine yardımcı oluyor: Brüksel'deki Avrupa merkez ofisimiz, Zaventem'deki teknik merkezimiz ve Diest'teki yedek parça lojistik merkezimizde.

Bunlar ve diğer projeler, dünya çapında tanınmış bir araştırma ve eğitim kuruluşu ile çalışan bir üreticinin geleceğin doğa ile uyumlu toplumunu oluşturmak amacıyla çevresi ve toplumu ile bağlı, ekolojik açıdan zengin bir çevre kurabileceğini açık bir şekilde gösteriyor.

/

Bitkilerin soyunun tükenmesini engellemek

Bu nasıl mümkün oluyor?

Millennium Seed Bank ortaklığı ile. Bu proje, soyu tükenme riski olan bitkilerin yüksek kaliteli tohumlarını toplamak, kurutmak ve biriktirmeyi amaçlayan dünyada öncü bir girişimdir. Proje, bitki müzesindeki müthiş canlı bitkileri ile dünya çapında saygı gören ve üne sahip bilimsel kuruluş Royal Botanic Gardens, Kew tarafından yönetiliyor. Ayrıca kendileri İngiltere ve dünyadaki bitki çeşitliliği, bitkilerin korunması ve sürdürülebilir kalkınma konularında benzersiz bilimsel uzmanlığa sahiptir.

/
Soğuk depoda korunan tohumlar.

Daha fazla bilgi

Toyota'nın projedeki görevi nedir?

Toyota Çevre Faaliyetleri Fonu Programı, Millennium Seed Bank ortaklığının geliştirilmesine katkıda bulunuyor. Fon, Brezilya'da ve Güney Amerika'nın geri kalanında yeni ortakların eğitilmesini sağlıyor ve 2016 boyunca İngiltere'deki yeni uluslararası ortaklar için eğitim kursları sunuyor. Ayrıca toplama ekipleri için çok önemli araçlar olan yeni tohum kurutucuların satın alınabilmesini sağlayacak. Tohum bankasında TMUK fabrikamızdan aldığımız tohumlar bile bulunuyor!

Peki neden bu kadar önemli?

Proje, Kew'un Millennium Seed Bank adlı tohum bankasında ve ortaklarının tohum bankalarında 2020 yılına kadar dünyadaki yabani bitki türlerinin %25'ini toplama ve koruma yönündeki hedefi için kritik önem taşıyor. Böylece tehdit altındaki türler gezegenimizden sonsuza dek kaybolmayacaklar.

/
Kew Millennium Seed Bank - Wakehurst Place (İngiltere).
/
Kew bilim insanı Beverly Maynard, Millennium Seed Bank'teki -20°C sıcaklığındaki depoya tohum kavanozunu dikkatle yerleştiriyor.
/
Etiyopya'dan gelen Arap kahvesinin (Coffea arabica) çiçekleri.
/
Doğanın harikalarını keşfetmek.

Belçika'da Doğaya Dönüş

Bu proje nedir?

Diest, Belçika'daki Toyota Parts Centre Europe (TPCE), arazisinin bazı kısımlarını doğal yaşam koruma alanına dönüştürmek için uzun süredir ortaklık yaptığı Hollandalı doğa koruma kuruluşu Natuurpunt ile işbirliği yapıyor. TPCE Çevre Koordinatörü Els Leysen projeyi açıklıyor.

/
Els Leysen, Toyota Parts Centre Europe, Diest (Belçika) Çevre Koordinatörü.

Daha fazla bilgi

Neler yapılacak?

"Her şey birkaç yıl önce TPCE'de bir böcek oteli açmamız ile başladı. Bu böceklerin sığınabileceği, yumurtlayabileceği ve kış uykusuna yatabileceği ahşap bir yapı. Bir sonraki aşama ise havuz inşa etmekti. Yusufçuklar, kurbağalar ve semenderler tarafından kullanıldığını görmek çok güzel. Akşamları yarasalar suyun üzerinden uçarak böcekleri yakalıyor.


Çeşitli organizasyonlar ile ağaç ekme etkinlikleri gerçekleştirildi, TPCE çalışanları ve bölgedeki insanlar da katıldılar. Ağaç ekerek içinde bulunduğumuz sanayi bölgesi ile etraftaki tarlalar arasında doğal bir koridor oluşturuyoruz. Bu da 100.000 metre karelik depomuz sanki hiç yokmuş gibi hayvanların bir taraftan diğer tarafa kolayca göç edebilmelerini sağlayacak!"

Başka kimler katıldı?

"TPCE bazı biyolojik çeşitlilik projeleri için yerel bir sosyal ekonomi işvereni olan Groenwerk De Winning ile çalışıyor. Böcek otelini onlar kurdular ve tesisin çevresini çimenlik bir arazi ve betonla kaplı bir manzaradan daha az kontrol edilen, biyolojik çeşitliliğin daha yüksek olduğu ve yabani bitkilerin yaşadığı bir yer haline dönüştürmek için uzmanlıklarını kullanıyorlar."

Çevre nasıl değişti?

"Buraya özgü kuşlar, böcekler, tavşanlar ve diğer hayvanlara en uygun ortamı yaratmak için agresif egzotik ağaçlar kesildi ve yerine doğal türler ekildi. Çimenler artık her ay kesilmiyor, yabani çalıların büyüyebilmesi için yalnızca yılda iki kez kesim yapılıyor."

/
"Böcek otelinin" keşfi.
/
Böcek otelleri, Diest'teki (Belçika) klasik sanayi ortamını geliştirmeye yardımcı oluyor.
/
Böcek otelleri çok çeşitli böcekler için farklı yuva kurma seçenekleri sağlıyor.
/
Çimenleri daha az biçerek doğanın gelişmesine izin veriliyor.
/
Diest'teki Yedek Parça Lojistik Merkezimiz, bölgedeki Natuurpunt kuruluşu ile işbirliği yaparak aktif bir şekilde biyolojik çeşitliliği destekliyor.
Peki ya gelecek?

"Daha fazla arı ve böcek çekmek ve beslemek için böcek otelinin etrafında bir böcek bahçesi kurmayı planlıyoruz. Arılara uygun olan bu ortamın oluşturulması büyük önem taşıyor, çünkü arılar besin zinciri ve genel olarak biyolojik çeşitlilik için hayati önem taşıyan polen taşıyıcıları.


Bu bahçe sayesinde çalışanlar da öğle yemeği molalarında temiz hava alma fırsatı bulacaklar, tabii Belçika'nın hava durumu izin verirse! Bunun için bir keşif yolu inşa ediliyor. Böylece hepimiz oluşturduğumuz biyolojik çeşitliliğin sonuçlarını görebileceğiz."

Bu duyduğum sarı kiraz kuşu mu?

"Evet! Sarı kiraz kuşu, çağdaş tarım nedeniyle tehdit altında olan küçük bir tarla kuşudur. TPCE'nin yaptığı ankette "sevilen komşu" ödülünü aldı.

Sarı kiraz kuşu, bu grubun maskotu sayılır ve kendisini korumak için büyük çaba gösteriliyor. Bu küçük kuşa en uygun ortamı oluşturmak için çalılar ve ormanlar dikkatli bir şekilde bakılıyor."

/
Diest'teki (Belçika) yedek parça lojistik merkezimizin yakınlarında sarı kiraz kuşunun öttüğü duyulabiliyor.

"Bana bufaloların gezdiği bir dünya verin"

Konu nedir?

Toyota, Macaristan'ın kuzeydoğusundaki Tiszatarján'daki bir WWF projesine maddi destekte bulundu. Bu projede Tisza nehri boyunca sulak alanların korunması amaçlanıyor. Amaç, bölgedeki doğal nehir sulak alanlarını, otlak alanları ve önemli türleri korumaya katkıda bulunmak. Proje aynı zamanda ekosistem yönetimi uygulamalarına olan farkındalığı artırdı ve biyoenerji üretimi sayesinde yerel gelir akışlarının çeşitliliğini artırdı.

/
Tisza nehri boyunca sulak alanların korunması.

Daha fazla bilgi

Bu bölgenin özelliği nedir?

Tisza nehri, Orta Doğu Avrupa bölgesindeki en önemli ve en hassas nehirlerden birisidir. Bu bölgedeki nehirden su alan az ağaçlı çayırlar, sulak alanlar ve kozalaklı ağaç ormanları müthiş bir mozaik oluşturuyordu. Bölgenin büyük kısmı park olarak ülke tarafından korunuyor ve Ramsar* sulak alanı olarak uluslararası kuruluşlar tarafından korunuyor. Siyah leylek, beyaz kuyruklu kartal, ulu doğan ve Avrasya kunduzu gibi dünya çapında önemi olan türler ve sayısız su kuşları ilkbaharda buraya göç ediyor.


Ancak Amorphy fructicosa gibi agresif bitkilerin hızla yayılması nedeniyle buraya özgü bitkiler nehir boyunca uzaklaştırılmışlar. Bunun sonuçları da son derece büyük hasara neden olmuş: biyolojik çeşitlilik azalmış, nehrin taşarak sulama kapasitesi azalmış ve kuşların yuva kurması ve hayvanların sığınak bulması engellenmiş.

*Ramsar, sulak alanların ve buralardaki kaynakların korunması ve doğru şekilde kullanılması için ulusal faaliyetler ve uluslararası işbirliği kurallarını ortaya koyan devletler arası bir anlaşmadır ve Ramsar Sulak Alanlar Anlaşması olarak adlandırılır.

Ne değişti?

WWF ile yaptığımız ortaklık sayesinde bu agresif bitkiler ortadan kaldırıldı ve taşkın yatağı eski görkemine kavuştu. Su bufaloları tekrar sulak alanlara yerleştirildi, uzun boynuzlu Macar inekleri ormanlık otlama alanlarına yerleştirildi ve böylece eski türler önceki gibi zengin bir çeşitlilik sunuyor.

Kısmen yönetilen otlak alanları, sulak alanlara su kuşları gibi yeni biyolojik çeşitlilik kaynaklarını da çekiyor. Sulak alandaki çeşitliliği artırmak ve taşkın yatağı habitatlarını yeniden yapılandırmak için kunduzlar yerleştirildi.

/
Kısmen yönetilen otlak alanları, sulak alandaki biyolojik çeşitliliği artıran türleri getiriyor.
Bu neden bu kadar önemli?

Otlama ve agresif bitkilerin ortadan kaldırılması, ekolojik koridorlar oluşturmak ve sulak alanlar ve çayırlardaki biyolojik çeşitlilik kalitesini artırmak için ideal koruma çalışmalarıdır. Bu değişiklikler ekolojik turizm için cazip bir ortam oluşturur ve bu da ekonomik çeşitliliği artırarak bu kırsal topluluğa destek olacak ek gelirler sağlayabilir.

Toyota'nın yardımı ile bu taşkın yatağı koruma projesi geliştirildi ve proje Karpatlar bölgesinde ve yerel toplulukların büyük oranda taşkın yataklarından yararlandığı diğer bölgelere de genişletilebilir.

/
İnsanların işe dönmesine yardım ediliyor. Bu işçiler, enerji kaynağı olarak kullanılacak olan agresif bitkileri topluyor.
Bunu neden yapıyoruz?

Toyota Motor Corporation her yıl Toyota Çevre Etkinlikleri Fonu Programı tarafından finanse edilen projeler seçmektedir. Bu program, 2000 yılında başlatıldı. Bir yıl önce de Toyota Birleşmiş Milletler Çevre Programı'ndan Global 500 Ödülünü almıştı.

"Sardunyalar otomobilden daha önemlidir!"

Anlayamadım? Doğru mu duydum?

"Sardunyalar otomobilden daha önemlidir!" TMC Genel Başkan Yardımcısı Didier Leroy, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) ile ortaklığımızı vurgulamak için yaptığı bir konuşmada böyle söyledi. Bu doğru olabilir mi? Ne demek istedi?

/
Orangutan, tehlike altındaki bir başka türdür. (Fotoğraf: IUCN Photo Library_ David Sheppard)

Daha fazla bilgi

Bu ne anlama geliyor?

Tehdit altındaki türleri korumak ve plan yapabilmek için hangi türlerin tehlike altında olduğunu bilmek çok önemlidir. IUCN'in oluşturduğu tehdit altındaki türleri içeren Kırmızı Liste bunu amaçlamaktadır. IUCN bugüne kadar yaklaşık 80.000 türü incelemiştir. Hedefleri bu sayıyı 2020'ye kadar iki katına çıkarmaktır. Yaklaşık 23.000 türün soyunun tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu görülmüştür.

Toyota nasıl katkıda bulunuyor?

Toyota, IUCN'in hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak için beş yıllık bir ortaklık boyunca finansman sağlayacak. Toyota'nın finansmanı sayesinde Kırmızı Liste'nin koruma politikalarını belirlemeye yardımcı olma konusundaki paha biçilmez görevine destek olunacak, bilimsel araştırmalar ve türler hakkında toplumdaki farkındalığı artırmak için biyolojik çeşitliliğin kaybını azaltma yönündeki ilerleme durumu takip edilecek.

Bu finansman 28.000'den fazla türün soyunun tükenme riski hakkında daha fazla bilgi sağlayacak. Bu türlerin arasında dünya nüfusunun ciddi bir kısmı için önemli gıda kaynakları da bulunuyor.

/
Soldan sağa - Inger Andersen, IUCN Genel Direktörü, Didier Leroy, TMC Genel Başkan Yardımcısı ve Dr Jane Smart, OBE, Uluslararası Direktör, IUCN.
Öyleyse gıda kaynaklarımızı da ilgilendiriyor?

Kesinlikle. IUCN uzmanları, milyarlarca insanın vazgeçilmez bir gıda kaynağı olarak kullandığı bitki ve balık toplulukları ile ilgili yeni finanse edilen araştırmalara odaklanmaya karar verdiler. Bunlara gıda güvenliği için çok önemli olan yabani pirinç ve buğday türleri de dahil.

Ayrıca sardunya, sardalya, dilbalığı ve pisibalığı gibi canlılar da değerlendirilecek. Bunlar yalnızca milyarlarca insan için bir gıda kaynağı değil, aynı zamanda bu hayvanların yakalanması ve işlenmesi de dünya çapında milyonlarca insana iş sağlıyor.

/
Toyota bunu neden yapıyor?

IUCN'i desteklememizin birçok nedeni var. Burada en önemli iki nedeni vurgulamak istiyoruz. İlk olarak, Toyota kurulduğundan beri çevre konularına odaklandık ve şirketimizin faaliyetlerinin sürdürülebilir bir toplumu geliştirmeye katkıda bulunması fikrini önemli bir hedef olarak gördük. Net ve olumlu bir etki yaratmak istiyoruz. Yani temiz ulaşımın ötesindeki konulara odaklanan bir toplum değeri oluşturmak istiyoruz.

İkinci olarak, IUCN'in veri toplayarak çalışması faaliyetleri koordine edebilmemizi sağlıyor. Bu yaklaşım, Toyota'nın düşünce şeklinde de merkezi bir yere sahiptir. Biz gerçeklere dayanan, veriler ile hareket eden bir şirketiz. Gerçek durumu kontrol etmek anlamına gelen Japonca bir terimimiz bile var: genchi genbutsu. IUCN'in topladığı bu veriler olmadan diğer STK'lar, devletler ve toplumların biyolojik çeşitliliği koruması ve eski haline getirmesi mümkün olamaz.

“IUCN, Toyota'nın gösterdiği vizyon ve liderliğin otomotiv sektöründe ve diğer alanlardaki başka şirketlere de ilham vermesini ümit etmektedir. Başka şirketler de benzer bir vizyon ile hareket ederse, gerçekten doğa ile uyumlu bir şekilde yaşayabiliriz. 2050 yılında ne kadar farklı bir dünya görebiliriz!"

Jane Smart, IUCN Biyolojik Çeşitliliği Koruma Grubu Uluslararası Direktörü

Hakkında daha fazla bilgi

E-Gizlilik Politikamız

Size daha iyi hizmet verebilmek için web sitemizde çerezler kullanıyoruz. Ayarları değiştirmek istiyorsanız çerezlerinizi buradan yönetebilirsiniz.